5 Kasım 2010 Cuma

Çıktık açık alınla Dragao'dan


Quaresma'sız bir orta saha, daha maçın başında kaçırılan yüzde yüzlüğe yakın gol pozisyonı, yenilen anlamsız bir penaltı golü, acayip bir hakem dörtlüsü, rakibin 10 kişi kalmış olmasının avantajından yeterince yararlanamama, direkten dönen iki top... Türlü olumsuzluğa rağmen Avrupa'nın en acımasız deplasmanlarından Dragao'dan 1 puan çıkararak görevini yapan takımımızı kutlamak gerek. Galibiyet, gerçek bir zafer olurdu ancak bu beraberliği de takımımızın Avrupa macerasındaki olgunlaşmayı güçlendirecek bir adım olarak görüyorum.

Bunun haricinde bu 90 dakikanın ardından düşülmesi gereken notlar;

- Son 10 Avrupa kupası maçında yalnızca 1 mağlubiyet aldık.
- Avrupa kupalarında oynadığımız son 7 deplasman maçında da yenilmedik.
- Gruptan çıkmayı % 90 garantiledik.
- Ersan Gülüm diye bir stoper kazandık, Nihat ve Hakan'ı tekrar kazanma şansı elde ettik.

Deplasmanlarda takıma karakterli oynamayı öğretmiş olman bile yeter, teşekkürler Bernd Schuster.

2 yorum:

Sahip dedi ki...

ersan gülüm olacaktı :

Altan Koçak dedi ki...

Teşekkürler, son dakikalarda Erhan da girince kafa karışmış :) Tipleri de benziyor sanki.